GİRESUN İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

Sosyal Yapı

Türk toplumunda sosyal yapı, halkın dinî inançları etrafında şekillenmektedir. Yöre kültüründe insanlar ev içi ve evin dışındaki faaliyetlerinin hemen tümünü dinin gereklerine göre şekillendirirler. İnsanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen gelenek ve görenekle şekillenmiş yazılı olmayan sosyal kuralların büyük bölümü de dini temellere dayanır.

Giresun’da, askere gidecek gençlere yardım etmek, evlenecek olan gençlere düğün hazırlıklarında el birliği yapıp yardım etmek, mahalle ve köyün istifade edeceği işleri ortaklaşa yapmak, fındık tarımında yapılan imecelere katılmak, yardıma ihtiyaç duyan kişilere maddi yardımlarda bulunmak iyi, doğru ve güzel kabul edilen davranışlardır.

Türk-İslam kültüründen başka bölgede yerleşik olarak yaşayan Kafkas kökenli gruplar da vardır. Giresun’da başta Keşap ve Bulancak ilçelerinde olmak üzere Gürcü kökenli vatandaşlarımız da yaşamaktadır (Güleç, 2014: 185). Dolayısıyla ilin sosyal yapısından söz ederken sadece Türkleri dikkate alarak yapılan açıklamalar kısmen noksan kalacaktır. İldeki çalışma imkânları yaz ve kış aylarında değişkenlik göstermektedir. Fındık tarımı ve son yıllarda dikkat çekecek ölçüde artan turizm, yaz aylarında ilin farklı illerden mevsimlik göç ve ziyaretçi almasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra üniversite gibi faktörlerle de Giresun ili il dışından göç almaktadır. Bu göç ve ziyaretler kültürel çeşitliliğe katkı yapmakta ve buna paralel olarak yerel kültürel unsurların aşınmasına da sebep olmaktadır. Dolayısıyla sosyal yapıdaki dönüşümler gün geçtikçe hızlanmaktadır.

Misafir Ağırlama

Konuk “Tanrı misafiri” kabul edilir. İlin iç kesimindeki köylerin birçoğunda misafirlerin ağırlanması için köy konakları vardır. Misafirler burada ağırlanır. Konuk odası olmayan küçük evlerde bile misafirin rahat etmesi için elden gelen yapılır.

Yaz mevsiminde gerçekleşen ziyaretler evin bahçesini şenlendirir. Evin önünde, avluda masalar kurulur, evde bulanan yiyecek ve içecekler en güzel şekilde konuklara ikram edilir. Konuklar yatıya kalırsa onlara ayrı bir oda, yeni ve temiz yataklar açılır ve sabahleyin konuk uyanmadıkça uyandırılmaz, uyanması beklenir.

Herkes bir an önce fındık ayından çıkmak için çabaladığından fındık toplama, harmanlama ve ayıklama zamanlarında misafirliğe gidilmez. İşlerin yoğun olduğu dönemlerde istirahat saatlerinde kimse kimseyi rahatsız etmez. İlin iç kesimlerinde delikanlılar kış aylarında köy odalarında toplanarak herfene diye adlandırdıkları eğlenceli sohbet toplantıları yaparlardı. Herfenelerde yemek yapılıp yenebilir veya helva kavrulabilir.

Aile Yapısı

Giresun yöresinde kadın ailenin merkezidir. Özellikle birçok işi kadınlar yapmaktadır. Fındık yetiştirme, mısır toplama, ekmek pişirme, yemek yapma, çocuk büyütme, ot kazma, hayvan bakma gibi ailelerin geçinmesini sağlayan birçok olayda ön planda kadınlar vardır. Özellikle geçmiş zamanlarda ön planda olan imece kültürünün temelini de kadınlar oluşturmaktadır (Bulut, 2017). Ülke genelinde hanenin devam etmesini, ocağın tütmesini sağlayacağı umulan erkek evlat, kız çocuklarına nazaran daha çok istenir ve sevilir. Erkek evlat doğuran kadının gelin olduğu evdeki itibarı yükselir. Bununla birlikte kadınların erkekler tarafından geri plana itildiği, hor görüldüğü, çok çalıştırıldığı gibi olumsuz önermeler gerçekçi değildir. Doğu Karadeniz’de kadınlar, öncelikle çevrelerindeki ileri yaştaki kadınlardan baskı görürler. Sözlü edebiyat ürünlerinde karşımıza çıkan gelin-kaynana çekişmeleri bunun bir göstergesidir.

Osmanlı Devleti döneminde karı-koca ve çocuklardan başka büyükanne-büyükbaba gibi ailenin büyükleri ve evli erkek kardeşlerin aynı evde yaşadığı görülmekte ve bundan dolayı aile nüfusu oldukça kalabalık olabilmektedir. Cumhuriyet öncesi dönemde çok eşlilik yaygın olmamakla birlikte aynı anda iki kadınla evli olan kişilere rastlanmaktadır.

Türkiye’nin aile yapısı ülke genelinde çok büyük farklılıklar arz etmez; nitekim Giresun’da görülen aile yapısı, Karadeniz bölgesinin tamamında olduğu gibidir. 1980’li yıllara kadar köy yerleşimlerinde kalabalık nüfuslu olan aileler bu tarihlerden sonra iyiden iyiye köyleri terk edip şehirlere yerleşerek kalabalık yapıyı kaybetmeye, karı-koca ve çocuklardan müteşekkil çekirdek aileye dönüşmüşlerdir. Günümüzün aile yapısında yine tüm bölge genelinde görülen özellikler Giresun’da da görülmektedir. Aile nüfusu düşüş eğilimindedir. Gerek evlilik yaşının ilerlemesi gerekse evliliklerde çocuk sayısının düşmesi hane halkı sayısını düşüren sebeplerin başında gelmektedir.

Yaşadığı yerdeki iş imkânlarını tercih etmeyen kişiler hayalini kurdukları hayatın peşinde şehirden şehre dolaşabilmektedir. Çalışma hayatı boyunca şehirden şehire sürekli devam edebilen bu hareketliliği sağlayan ekonomik kaygılar ve kariyer hedefleri hayatımızın merkezini işgal etmekte ve dolayısıyla sosyal yapının da belirleyicisi olmaktadır.

Eğitim

Geçmiş yıllarda özellikle köy yerleşimlerinde çocukların eğitim sistemine katılmaları bugün olduğu kadar kolay değildi. Eğitim zorunlu olmadığı gibi gerek okul-derslik gerekse ulaştırma imkânları yetersizdi. Gelenek ve göreneğin etkisiyle kız çocuklarının okula gönderilmemesi resmi eğitim programının önünde bir engel idiyse de tek neden bu değildir. Bazı köylerde okul olmadığı için, bazılarında ev ile okul arasında mesafe güvenli görülmediği için çocuklar okula gidememiştir. Bu tür olumsuzluklardan kız çocuklar erkeklere nazaran daha fazla etkilenmişlerdir.

Günümüzde bu durum değişmiş, il genelinde genç nüfusun tamamı en az lise öğrenimini görecek imkânlara sahip hale gelmiştir.

Göç

Giresun ili göç veren şehirlerimizden biridir. Şehir dışına yapılan göçlerin büyük bölümü gurbetçilik biçimindedir; başka şehirlere göç edenler, belli bir süre sonra Giresun’a geri dönmektedirler. Bu geri dönüşler daha çok emeklilikle birlikte gerçekleşmektedir. 1950’li yılından sonra doğu Karadeniz bölgesindeki diğer illerde olduğu gibi Giresun ilinden de büyük şehirlere ve çevre illere göçler yaşanmaya başlamıştır. Bu göçlerden sonra şehir dışında akrabaları olan Giresunlular zaman içinde şehir dışındaki ailesinin yanına gitmek suretiyle göç sürecini devam ettirmiştir. Asıl sebebi geçim endişesi göç hareketlerine askerlik, eğitim ve evlilik gibi başka sebepler de eklenmiştir.

Sürekli göçlerin dışında Giresun ilinde fındık tarımına bağlı olarak mevsimlik göç hareketleri de gözlenmektedir. Fındık fiyatları 2000’li yıllarda başlarında ekonomik anlamda tarım işçilerini memnun eder seviyelerdeydi. Bu dönemlerde fındık bahçesi olup da şehirde yaşayan aileler de fındık toplamak için yaz aylarında şehre dönüş yapıyorlardı. Günümüzde sadece fındık toplamak için olmasa da yaz aylarında tatil maksadıyla şehre geri dönüşler yaşanmaktadır. Mevsimlik göçlerle birlikte şehrin nüfusu yaz aylarında neredeyse bir misli artmaktadır.

Şehirli nüfusun yaz aylarında yaylaya çıkması mevsimlik göçe bir diğer örnektir. Özellikle Bektaş, Kümbet ve Kulakkaya yaylaları yaz aylarında kalabalık yerleşimlere dönüşmektedir. Bu yaylalar günübirlik turistler tarafından da ziyaret edilmektedir.